Pages

Banner 468

6 Şubat 2012 Pazartesi

Kuşak çatışmasının ortaya çıkış nedenleri

0 yorum
 

Kuşak çatışmaları, gençlik çağında yetişen kişilerin en büyük sorunlarından birisidir. Kuşak çatışmaları genellikle farklı  kuşakta olan kişiler arasında oluşan fikirlerdeki görüşleri kabul etmemek veya kabullenememektir. Kuşak çatışmalarında en büyük faktör ebeveynle çocuğun anlaşamamasıdır. Aile içinde oluşan fikir ayrılıkları kuşak çatışmalarını doğurmaktadır. Bunlardan bazılarına örnek vermek gerekirse çocuğun internet üzerinden yaptığı işler veya alışverişler aileler tarafından sürekli olumsuz görüşlere neden olmaktadır. Peki kuşak çatışması nasıl engellenir veya aşılır? Kuşak çatışmasını aşmak için karşılıklı taraflardan birinin olaylarda frene basması gerekmektedir. Yeni kuşak dediğimiz günümüz gençlerinin kuşağı, gereken özveriyle ailelerine kuşak çatışmasına neden olan faktörler hakkında bilgi verip onlarla ortak bir noktaya varmada yardımcı olmalıdır.


Gençlik dönemlerinde yani gencin ergenlik çağında bu tür görüş ayrılılıkları normaldir. Çünkü genç, bulunduğu ortam ve çevresinde gördüğü durumları kendi hayatında yapmaya çalışır. Bu durum ebeveynlerde ters tepmektedir. Ergenlik çağı gençte yetişkinliğe geçiş evresidir. Bu evrede ebeveynler çocuklarına destek olmak yerine köstek olmaktadır. En büyük görüş ayrılıklarından biri ise meslek seçimidir. Aile, sürekli çevresinde gördüğü yüksek makamlı veya gelirli işleri çocuğuna aşılamaktadır. Gençlerimiz ise çocukluktan beri aşılanan bu meslekten başka meslek düşünemez olurlar. Artık yetişkinliğe geçiş evresinde ise ebeveynleriyle karşıt görüşler yaşamaya başlarlar. İşte bu örnekte de anlaşılacağı üzere kuşak çatışması yeni nesilden çok eski nesilin yeni nesili anlayamama veya kabullenemesinden doğmaktadır.

Kuşak çatışmasında kişilere hangi görevler düşüyor? Ebeveyn dediğimiz gencimizin ailesi bu durum karşısında her zaman yenilikci ve sürekli kendini geliştirmesi gerekmektedir. Çünkü günümüz çağı artık gelişmiş bir yapıda olduğundan gençlik çağındaki kişi, ailesinin özgürlükçü ve baskıcı olmamasını ister. Ebeveynlere düşen görev bu durum karşısında anlayışlı bir tutum sergileyerek gencimize yol göstermek ve bu yolda ilerlemesinde yardımcı olmaktır. Ama eski kuşakta olan olaylardan kurtularak, yeni kuşağa uygun,  çocuğunu anlayarak ve onu çözerek bu işe başlamalıdır. Günümüz gençlerine düşen en büyük görev ise her görüşe karşı asi davranmak ve  isyan etmeye yatkın olmaktan kaçınmaktır. Böylelikle kuşak çatışmasına karşın önlem alınmış olur ve eski-yeni  çatışmalarına ve karşıt fikirlere engel olunabilir.

Leave a Reply